Gargara Sözcüğü Bir Onomatopedir

Gargara, ağız ve boğaz bölgesini temizlemek veya tedavi etmek için bu amaçla hazırlanmış sıvının ağızda tutulup baş geriye eğilerek boğazda çalkalanması ve ardından tükürülmesi işlemidir. Gargara işleminde ağza alınan sıvı yutulmaz.

Gargara sırasında ağız ve orofarenkste bulunan sıvı içerisinden ekspirasyonla verilen havanın geçmesi sonucu türbülanslı akım ve kabarcık oluşumu meydana gelir; bu da karakteristik “gur-gur” veya “garg” şeklinde bir ses oluşturur. Bu sesin taklit edilmesiyle Grekçe “gargarizein” ve Latince “gargarizare” terimleri ortaya çıkmış, zamanla farklı dillere “gargara” ve “gargle” şeklinde geçmiştir. Dolayısıyla gargara kelimesi, doğrudan bu fizyolojik süreç sırasında oluşan sesin dildeki yansımasıdır. Gargara sözcüğü bir onomatopedir. Diğer deyişle yansıma bir sözcüktür.

Yansıma sözcüklerin faydası nedir? Tıbbi yansıma sözcükler klinikte iletişimi hızlandıran, hastanın semptomlarını daha anlaşılır ve kolay ifade etmesini sağlayan önemli dil araçlarıdır. Yansıma kelimeler, uzun açıklamalara gerek kalmadan sesleri ve duyumları kısa ve net şekilde aktarır. Bu sözcükler, hekim-hasta iletişimini kolaylaştırırken aynı zamanda tanıya yönelik ipuçları sağlar.

Tıpta hırıltılı solunum, uyurken horlama, hıçkırık tutması, kalpte üfürüm, bağırsak gurultusu, kulak çınlaması, boğmaca öksürüğü, aksırık, hapşırık, parmak çıtlatmak, zonklayıcı ağrı, hışıltı, frotman sesi, at nalı ritm (gallo ritmi) gibi onlarca tıbbi onomatope mevcuttur.

Daha önceki yazılarda belirttiğimiz gibi sadece Latince terimleri öğretmek yeterli değildir. Olaya tıp dili