Market raflarında gördüğünüz “şekersiz”, “light”, “fit”, “proteinli”, “doğal” veya “diyet” ifadeleri tek başına sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Gerçek bilgi, ürünün ön yüzünden ziyade arka yüzündeki içerik listesi ve besin değerleri tablosunda saklıdır. Etiket okumak sadece kaloriye bakmak dışında; ürünün hangi içeriklerden oluştuğunu, bu içeriklerin hangi sırayla yazıldığını ve vücudunuzda nasıl bir etki oluşturacağını bilmektir.
“Şekersiz” yazıyor diye aldanmayın!
Şeker; glikoz şurubu, fruktoz şurubu, maltodekstrin, dekstroz, sakkaroz, maltoz, agave şurubu gibi birçok farklı isimle karşınıza çıkabilir. Ayrıca polioller de (maltitol, sorbitol vb.) her birey için masum olmayabilir.
“Yağsız” her zaman daha sağlıklı değildir!
Lezzeti korumak için ürüne ilave nişasta, şeker veya farklı karbonhidratlar eklenebilir. Sonuçta yağ azalırken glisemik yük artabilir.
Protein bar her zaman sporcu dostu değildir!
Bazı ürünler yüksek protein içerirken aynı zamanda yüksek miktarda şeker veya rafine karbonhidrat da içerebilir. Etikette ilk sıralarda ne yazdığına mutlaka bakın.
“Doğal aroma” ifadesini doğru yorumlayın!
“Doğal” kelimesi her zaman ürünün işlem görmediği anlamına gelmez. Bu ifade, aroma bileşeninin kaynağıyla ilgilidir. Bu ifade ürünün genel olarak doğal olduğu anlamına gelmez.
İlk üç içerik en önemli kısımdır!
İçerikler ağırlık sırasına göre yazılır. İlk sıralarda şeker, rafine un veya glikoz şurubu bulunuyorsa, ürünün temel yapısını bunlar oluşturuyor demektir.
Gerçek sağlık bilgisi ambalajın arka yüzünde gizlidir ve bilinçli tüketici etikete güvenir. Artık ülkemizde etiket okumayı bir alışkanlık hâline getirmemiz şart. Gerekirse markete giderken cebimizde küçük bir büyüteç taşıyalım; çünkü sağlığımızı korumanın en basit yollarından biri, satın aldığımız ürünün gerçekten ne içerdiğini görebilmektir. Sağlıklı bir hafta diliyorum…