Kadınlar kalp krizini atlatıyor ama sonrasında kalp yetmezliğine yakalanma oranı erkeklerin 2 katı! Üstelik damarları daha temiz, hasarları daha az olmasına rağmen. Peki kadın kalbini bu kadar kırılgan yapan şey ne?
ÇARPICI GERÇEK: TABLO TERSİNE DÖNÜYOR
Şu ana kadar bildiğimiz şey erkekler daha çok kalp krizi geçirir. Doğru. Ama bilmediğimiz şey kadınlar krizden sonra çok daha hızlı kaybeder. İşte bu da doğru.
Erkeklerde her yıl milyonlarca kalp krizi, ama kriz sonrası kalp yetmezliği riski daha düşük.
Kadınlarda daha az kalp krizi, ama kriz atlatıldıktan sonra kalp yetmezliğine yakalanma riski erkeklerin 2 katı.
Peki ama nasıl oluyor da daha az hasar alan kadın kalbi, daha çabuk pes ediyor?
7 NEDENDE KADIN KALBİNİN GÖRÜNMEYEN SAVAŞI
1. Damar Ağzı Açık Ama Kan Gitmiyor!
Erkekte kalp krizinde büyük damar tıkanır. Doktor balon-stent ile açar, kan akar, sorun çözülür.
Kadında kalp krizinde büyük damar genelde açıktır Ama kılcal damarlar iflas etmiştir. Stent tıkanığı açar ama kan gideceği yere ulaşamaz.
Sonuç olarak kadının anjiyosu "temiz" çıkar, doktor "geçmiş olsun" der. Ama kadının kalbi sessizce boğulmaya devam eder. Haftalar, aylar içinde kalp yetmezliği başlar.
Tıp dilinde buna "no-reflow fenomeni" deniyor. Halk dilinde: "Damarın açıldı ama işe yaramadı."
2. Erkek Kalbi Şişiyor, Kadın Kalbi Sertleşiyor
Kalp krizinden sonra kalp kendini onarmaya çalışır. Ama bu onarım erkekte ve kadında çok farklı oluyor:
Erkek kalbi krizden sonra genişler, odacıkları büyür. Balon gibi şişer. Pompa gücü düşer ama kanı ileri atmaya çalışır.
Kadın kalbi krizden sonra sertleşir, duvarları kalınlaşır. Genişlemez, küçülür bile. Gevşeyemez, kanı içeri alamaz.
Sonuç olarak erkek tipi kalp yetmezliğinde hasta "kanı itemiyorum" der. Kadın tipinde ise "kanı içeri alamıyorum" der. Kadın tipi daha sinsi ilerler, nefes darlığı "biraz kilom var" sanılır, şişlikler "çok ayakta kaldım" diye geciktirilir. Fark edildiğinde iş işten geçmiştir.
3. Östrojen Gitti, Kalkan İndi
Kadınları erkeklerden ayıran en büyük silah: Östrojen.
Bu hormon yıllarca kadın kalbini kurşun geçirmez yelek gibi korur:
· Damarları esnek tutar
· Tansiyonu dengeler
· Kalbin aşırı büyümesini engeller
· Sempatik sinir sistemini törpüler
Ama menopozla birlikte bu yelek çıkıyor.
Sonuç olarak kadın kalbi krize daha geç yaşta, daha hazırlıksız yakalanıyor. Yıllarca korunmanın bedeli, düşüşün daha sert olması. Erkek 50'sinde kriz geçirip toparlarken, kadın 65'inde kriz geçirip bir daha belini doğrultamıyor.
4. Kadının Geçmişi Kalbine Yazılıyor Ama Kimse Okumuyor
Kadınlarda kalp krizini tetikleyen bambaşka hikayeler var ve maalesef bu hikayeler doktorlar tarafından hiç sorulmuyor.
5. Gebelik komplikasyonları
Preeklampsi, gestasyonel diyabet, erken doğum yapan kadınlar... Bunlar yıllar sonra normal doğum yapanlara göre çok daha yüksek risk taşıyor. Ama 55 yaşındaki kadına kimse "30 yıl önce doğum yaparken tansiyonun yükselmiş miydi?" diye sormuyor.
6. Depresyon
Kadınlarda 2 kat daha sık. Depresyon sadece ruhu değil, kalbin iyileşme kapasitesini de öldürüyor. Kadının geçmişi kalbine yazılı. Ama doktorlar bu dili okumuyor.
7. Kadın geç kalıyor
"Göğsümde baskı var ama üşütmüşümdür."
"Sırtım ağrıyor, ağır kaldırdım."
"Midem bulanıyor, yediğim bir şeydir."
Kadınlar belirtileri savuşturma, küçümseme, başka şeye yorma konusunda erkekleri geçiyor. Hastaneye ulaşmaları ortalama 36 dakika daha uzun.
Sonuç olarak erkeklerde kalp krizi insidansı kadınlara oranla yüksek olsada kadınlarda kalp krizi sonrası kalp yetmezliği insidansı erkeklere oranla daha yüksektir.