HUKUK

Dijital Miras Tartışması: Ölen Kişi İnternette Yaşamaya Devam Eder mi?

Bir insan hayatını kaybettiğinde beden toprağa karışıyor, takvimler duruyor, evler sessizleşiyor. Ancak dijital dünya için ölüm çoğu zaman bir son değil, yalnızca bir duraklama anlamına geliyor.

Sosyal medya hesapları, mesajlaşma uygulamaları, fotoğraf arşivleri ve paylaşımlar çevrim içi kalmaya devam ediyor. Takipçi listeleri eksilmiyor, algoritmalar yas tutmuyor, hatırlatmalar susmuyor.

Uzmanlara göre bu durum, modern çağın en karmaşık miras alanlarından birini oluşturuyor: dijital miras.

Yas, Hatıra ve Görünmez Bağlar

Kaybın ardından geride kalanlar için dijital hesaplar yalnızca veri yığınları değil. Bir sesli mesaj, yıllar önce paylaşılan bir fotoğraf ya da “son görülme” ibaresi, yas sürecinde güçlü bir duygusal bağa dönüşebiliyor. Psikologlar, bu dijital izlerin bazı kişilerde teselli ve bağ kurma duygusu yaratırken, bazıları için vedalaşmayı geciktiren bir unsur haline gelebildiğini vurguluyor.

Çevrim içi varlıkların devam etmesi, zihinde şu soruyu canlı tutuyor:
“Gerçekten gitti mi, yoksa hâlâ bir yerlerde mi?”

Dijital Ölüm, Hukuki Boşluklar ve Aileler

Türkiye’de ve dünyada dijital mirasa ilişkin yasal düzenlemeler hâlâ sınırlı. Vefat eden kişinin sosyal medya hesaplarına kimlerin erişebileceği, içeriklerin silinip silinemeyeceği ya da anı sayfasına dönüştürülüp dönüştürülemeyeceği çoğu zaman belirsiz. Bu durum aileler arasında çatışmalara, uzun süren hukuki süreçlere ve duygusal yıpranmaya yol açabiliyor.

Uzmanlar, dijital mirasın klasik miras anlayışından farklı olarak yalnızca “mülkiyet” değil, aynı zamanda mahremiyet ve psikolojik bütünlük meselesi olduğunu belirtiyor.

Algoritmalar Yas Tutmaz

Bir kişinin ölümünden sonra bile doğum günü hatırlatmaları gelmesi, “anılar” sekmesinde karşısına çıkması ya da yıllar önce kaybedilen birinin etiketlenmeye devam etmesi, dijital çağın en sarsıcı çelişkilerinden biri olarak görülüyor. Algoritmalar için ölüm, çoğu zaman tanımlı bir veri değil.

Bu nedenle uzmanlar, bireylerin hayattayken dijital hesaplarına dair tercihlerini belirlemesini, erişim yetkileri ve içerik akıbeti konusunda açık talimatlar bırakmasını öneriyor.

Yeni Bir Yas Alanı

Dijital miras, artık yalnızca teknoloji şirketlerinin kullanım koşullarına sıkışmış bir konu değil. Psikoloji, sosyoloji ve hukuk disiplinlerinin kesiştiği yeni bir alan olarak öne çıkıyor. Çünkü çevrim içi dünyada kalan her iz, geride kalanların yas sürecine doğrudan dokunuyor.

Ölümle birlikte beden sessizleşiyor olabilir; ancak dijital dünyada kalan izler, soruyu hâlâ canlı tutuyor:
Biz gittikten sonra kim, ne kadar süre çevrim içi kalmalı?

Bu sorunun yanıtı, yalnızca teknik değil; insan olmanın, hatırlamanın ve vedalaşmanın yeni çağdaki karşılığıyla ilgili.