Demek Ölmüş!

Bazı kelimeler vardır; onları her gün kullanırız ama üzerinde pek düşünmeyiz. Oysa bazen bir kelime, taşıdığı sözlük anlamından daha fazlasını içinde barındırır. Bu metni yazarken beni düşündüren de böyle bir kelime oldu: “demek”.

Özellikle bir ölüm haberinin ardından kurulan “demek ölmüş” cümlesi, bana yalnızca bir bilgi aktarımı gibi gelmedi. Bu ifadenin içinde şaşkınlık, kabulleniş, itiraz, özlem ve geç kalmışlık hissinin birlikte bulunduğunu düşündüm. Aşağıdaki satırlar, bu düşüncenin peşinden giderek ortaya çıktı.

DEMEK ÖLMÜŞ!

Ölüm haberi verilir: Falanca ölmüş...

Hadi, demek ölmüş... (Haberi alanın sözleri.)

Aslında demek ölmemiştir; adam ölmüştür ama demek sanki onunla birlikte mezara konmuştur.

Sahi, demek ne demek? Acele etmeyelim.

Hazırsak başlayalım.

Demek ne demek? Demek kelimesinin anlamı nedir; söylemek mi? Olamaz.

Öyle olsaydı “Hadi, demek ölmüş...” cümlesindeki anlamı taşıyamazdı.

Demek, bir kanaate varma hâlidir. Bir analiz, bir çıkarım sonrası ulaşılan duraktır. En azından burada, benim kullandığım manada.

Peki demek bu anlamı nasıl verir?

Oraya geçmeden önce, demek ile demek ki arasındaki farka bakalım.

Demek: “Öyle demek...”

Hem şaşkınlık vardır içinde, hem kabulleniş.

Demek ki: “Demek ki öyle değil.”

Burada artık mesafe vardır; geri çekilme, yeniden konumlanma.

Bu kısım burada dursun; dönebilirsek döneriz.

Bakın, demek ki dedim.

Dönebilirsek döneceğimizi söyledim. O hâlde demek ki’yi de bir yanıyla anlatmış olduk.

Şimdi tekrar başa dönelim:

“Demek ölmüş.”

Bu cümle “Keşke demeseydin” anlamını da taşır. “Dediler ama bir yanım hâlâ inanmak istemiyor” anlamını da.

Ama en çok şunu söyler: Keşke yanında olabilseydim!

Bakın, “demek istiyor” dedim.

Demek, kendisinden bir tane daha ister. Kendini ister. Kendisiyle kendini anlatamaz. Yetmez kendine kendisi.

Bu yüzden sonra şuna dönüşür:

“Demek istiyorum.”

Sanki dediğinin yeterli gelmediğini anlatır gibi, yanına bir istiyorum arkadaşlığı koyar.

Oysa olan ölümse; ve anlaşılmak istenen buysa; ve anlatılmak istenen de buysa...

Ölüm, istiyorum’u öldürür.

Artık istenmez hiçbir şey.

Ve böylece demek de ölür, “demek ölmüş” dendikten sonra.