Onu tanıyanlar için Pır Seyin, yalnızca bir isim değil, kentin gündelik hayatına karışmış canlı bir hatıraydı.

Yaklaşık 1950’li yıllarda doğan Hüseyin Ekici, ömrünün büyük bölümünü Kastamonu’da geçirdi. Resmî bir unvanı ya da kamuoyunda bilinen bir mesleği olmamasına rağmen, şehirle kurduğu güçlü bağ sayesinde tanınır hale geldi. Özellikle Cumhuriyet Meydanı ve çevresinde sıkça görülür, selamı eksik etmez, sohbeti kısa ama içten olurdu.

Gündelik Hayatın Sessiz Tanığı

Pır Seyin’i farklı kılan, gösterişten uzak duruşuydu. Kalabalıklar içinde kaybolmayan ama öne çıkmayı da istemeyen bir karakterdi. Camilerde cemaatle namaz kılarken genellikle ön saflarda yer alması, çevresindekiler tarafından saygıyla anılmasına vesile oldu. Onu tanıyanlar, güler yüzlü, sakin ve kendine has bir vakar taşıyan bir insan olarak hatırlıyor.

Şehir halkı için Pır Seyin, Kastamonu’nun “tanıdık yüzlerinden” biriydi. Günlük koşuşturma içinde farkında olunmadan alışılan, yokluğu hissedildiğinde ise eksikliği derinden fark edilen bir figür.

Vefatı

Hüseyin Ekici, 6 Şubat 2026 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralandı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve 76 yaşında hayatını kaybetti. Vefatı, onu yıllardır gören, selamlaşan ve varlığına alışmış olan Kastamonulular için derin bir üzüntüye neden oldu.

Cenazesi, ertesi gün kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Törende, onu yakından tanıyan tanımayan pek çok kişi aynı duyguda birleşti: sessiz bir kayıp.

Ardında Kalan

Pır Seyin’in ardından büyük sözler, uzun nutuklar kalmadı. Ama belki de en kalıcı olan buydu. O, Kastamonu’nun sokaklarında iz bırakmış; adı söylendiğinde yüzlerde aynı tanıdık tebessümü uyandıran insanlardan biri olarak hatırlanacak.

Bazı insanlar şehirlerin resmi tarihine girmez. Ama şehirler, en çok onları hatırlar.