Hem futbolcu hem teknik direktör olarak uzun yıllar Avrupa futbolunda etkili olan Lucescu’nun 80 yaşında hayatını kaybettiği, Bükreş Üniversite Acil Hastanesi tarafından doğrulandı. Son günlerinde sağlık sorunları yaşayan Lucescu, kısa süre önce Romanya Milli Takımı görevinden de ayrılmıştı.
Lucescu, futbolculuk döneminde Romanya Milli Takımı formasını 64 kez giydi ve ülkesinin 1970 Dünya Kupası kadrosunda kaptan olarak yer aldı. Teknik adamlık kariyerine geçtikten sonra ise yalnızca Romanya’da değil, İtalya, Türkiye, Ukrayna ve Rusya’da da önemli takımları çalıştırdı. Romanya’yı ilk kez 1984 Avrupa Şampiyonası’na taşıyan teknik direktör olarak ülke futbol tarihinde özel bir yere sahip oldu.
Türkiye’de ise Lucescu adı, özellikle Galatasaray ve Beşiktaş dönemleriyle hafızalara kazındı. 2000 yılında Galatasaray’ın başına geçen deneyimli teknik adam, sarı-kırmızılı ekiple Real Madrid’i 2-1 yenerek UEFA Süper Kupa’yı kazandı. Bu başarı, Galatasaray tarihinin en parlak uluslararası zaferlerinden biri olarak kayda geçti. Aynı dönemde takımını Şampiyonlar Ligi’nde de dikkat çekici bir seviyeye taşıdı.
Galatasaray’ın ardından Beşiktaş’ı çalıştıran Lucescu, siyah-beyazlı takımla da Süper Lig şampiyonluğu yaşadı. Böylece Türkiye’de iki büyük kulüpte de şampiyonluk sevinci yaşayan ender teknik adamlardan biri oldu. Onun Türk futbolundaki etkisi yalnızca kupalarla sınırlı kalmadı; disiplinli oyun anlayışı, taktik zekâsı ve kriz anlarında sergilediği soğukkanlılık da uzun süre konuşuldu.
Lucescu’nun teknik direktörlük kariyerindeki en büyük uzun soluklu başarı hikâyesi ise Shakhtar Donetsk’te yazıldı. 2004 ile 2016 yılları arasında Ukrayna temsilcisinin başında kalan Lucescu, kulüp tarihinin en başarılı teknik direktörü haline geldi. Shakhtar ile çok sayıda lig şampiyonluğu kazandı ve 2009’da Werder Bremen’i mağlup ederek UEFA Kupası’nı kaldırdı. Bu zafer, hem kulüp tarihi hem de Lucescu’nun kariyeri açısından zirve anlardan biri olarak görüldü.
Avrupa futbolunda Mircea Lucescu’ya duyulan saygının bir başka göstergesi de UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 100 maça çıkan sayılı teknik adamlardan biri olmasıydı. UEFA’nın verilerine göre Lucescu, bu barajı aşan beşinci teknik adam olmuştu. Uzun kariyeri boyunca genç oyuncu gelişimine verdiği önem, modern futbol düşüncesine erken uyumu ve farklı ülkelerde başarı üretebilmesi onu ayrı bir yere taşıdı.
Son döneminde yeniden Romanya Milli Takımı’nın başına geçen Lucescu, ilerleyen yaşına rağmen görevini sürdürerek futbol tutkusunu bırakmadı. Ancak Mart sonu ve Nisan başında yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle önce hastaneye kaldırıldı, ardından görevinden ayrıldı. Associated Press ve Reuters’a göre bu süreçte kalp rahatsızlığı yaşayan Lucescu’nun durumu ağırlaşmış, ardından ölüm haberi gelmişti.
Mircea Lucescu bugün yalnızca Romanya futbolunun değil, Türk futbolunun ve Avrupa teknik adamlık tarihinin de unutulmaz isimlerinden biri olarak anılıyor. Galatasaray ve Beşiktaş taraftarlarının hafızasında kupalarla, Shakhtar Donetsk taraftarlarının gözünde ise kulüp tarihini değiştiren hoca olarak kaldı. Ardında yalnızca kupalar değil, futbol aklıyla şekillenmiş koca bir miras bıraktı.