“Bir Şeyi Kırk Kere Söylersen Olur” Sözü: Bilinçaltı ve Nörobiyolojinin Birlikte Çalışması

Halk arasında sıkça kullanılan “Bir şeyi kırk kere söylersen olur” sözü, yalnızca bir batıl inanç ya da motivasyon cümlesi değildir. Bu ifade, bilinçaltı süreçler ile beynin nörobiyolojik yapısı arasındaki güçlü etkileşimi şaşırtıcı derecede doğru biçimde özetler (Neuroscience & Biobehavioral Reviews).
Bilinçaltı, tekrar eden bilgileri gerçeklik filtresinden geçirmeden kaydetme eğilimindedir. Özellikle duygusal ton taşıyan ve sık tekrarlanan düşünceler, bilinçaltında “doğru” olarak kodlanır (Freud, The Unconscious). Bu süreçte beyin, duyulan ya da söylenen ifadeyi bir dış gerçeklikten çok, içsel bir veri olarak işlemeye başlar (APA).
Nörobiyolojik açıdan bakıldığında, tekrar edilen düşünceler beyinde belirli sinir ağlarını aktive eder. Her tekrar, ilgili nöronlar arasındaki sinaptik bağlantıları güçlendirir; bu durum “Hebb Yasası” olarak bilinir: “Birlikte ateşlenen nöronlar birlikte bağlanır” (Hebb, 1949). Zamanla bu bağlantılar daha hızlı ve otomatik hale gelir (Nature Neuroscience).
Özellikle prefrontal korteks ve limbik sistem arasındaki etkileşim, tekrarın gücünü belirleyen ana mekanizmalardan biridir. Prefrontal korteks düşünceyi üretirken, limbik sistem bu düşünceye duygusal anlam yükler (Guyton & Hall). Duyguyla beslenen tekrarlar, beyinde çok daha kalıcı izler bırakır (The Lancet).
Bilinçaltı için “doğru” ile “sık söylenen” arasında büyük bir fark yoktur. Olumlu ya da olumsuz fark etmeksizin, sık tekrar edilen düşünceler beynin algı haritasını şekillendirir (Harvard Medical School). Bu nedenle kişi kendine sürekli “başarısızım” dediğinde, beyin bu ifadeyi bir tehdit ya da gerçeklik olarak algılamaya başlar (PubMed).
Fonksiyonel MR çalışmaları, olumlu ya da olumsuz iç konuşmaların stres yanıtını doğrudan etkilediğini göstermektedir. Olumsuz tekrarlar amigdala aktivasyonunu artırırken, olumlu tekrarlar parasempatik sistemi destekler (Journal of Cognitive Neuroscience). Bu durum, yalnızca psikolojik değil, fizyolojik sonuçlar da doğurur (WHO).
Edebi bir dille ifade edersek: Beyin, duyduğu sözleri tartışmaz; onları inşa eder. Her tekrar, beynin duvarına atılan yeni bir tuğla gibidir. Zamanla bu tuğlalar ya bir sığınak olur ya da bir hapishane.
Sonuç olarak “Bir şeyi kırk kere söylersen olur” sözü, modern nörobilim ışığında anlam kazanan kadim bir gözlemdir. Düşünceler yalnızca zihinden geçip gitmez; tekrar edildikçe beyni yeniden şekillendirir, davranışı yönlendirir ve hatta bedeni etkiler (Neuroplasticity Research). Belki de bu yüzden en çok dikkat etmemiz gereken ses, başkalarının değil, kendi içimizde durmadan konuşan sestir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Psikolojik ya da nörolojik rahatsızlıklar için uzman desteği alınmalıdır.

Kullanılan Bilimsel Kaynaklar
Hebb, D.O. – The Organization of Behavior
Guyton & Hall – Tıbbi Fizyoloji
American Psychological Association (APA)
Neuroscience & Biobehavioral Reviews
Nature Neuroscience
The Lancet
Harvard Medical School
Journal of Cognitive Neuroscience
World Health Organization (WHO)
PubMed – İç konuşma ve stres yanıtı çalışmaları