Son yıllarda her yeni aşı gündeme geldiğinde aynı sorular dönüp dolaşıp karşımıza çıkıyor: Zona aşısı da bunlardan biri.
“Gerçekten gerekli mi, yaptırmasak da olur mu?”,
“Zaten bir sürü aşı olduk, buna da mı sıra geldi?”,
“Devlet ödemiyorsa demek ki o kadar da önemli değil mi?”
Zona aşısı da tam olarak bu tartışmanın ortasında duruyor. Üstelik ucuz da değil. İki dozluk bir aşıdan söz ediyoruz ve şu an geri ödeme kapsamında değil. Hal böyle olunca vatandaşın kafası karışıyor: Madem önemli, neden devlet ödemiyor? Ya da tersinden soralım: Devlet ödemiyorsa gerçekten gerek var mı?
Bu sorular haklı. Cevapları ise biraz karmaşık ama net.
Zona nedir, neden bu kadar konuşuluyor?
Zona, çocuklukta geçirilen suçiçeğine neden olan virüsün (Varicella-Zoster) yıllar sonra sinir köklerinde yeniden aktifleşmesiyle ortaya çıkıyor. Yani virüs vücudu hiç terk etmiyor; sadece sessizce bekliyor. Bağışıklık sistemi zayıfladığında — ki bu bazen sadece yaş almakla olur — sahneye tekrar çıkıyor.
Halk arasında çoğu zaman “birkaç döküntü, geçer gider” diye düşünülür. Oysa işin can alıcı noktası döküntü değil, ağrı. Zona, bazı hastalarda aylarca hatta yıllarca sürebilen, geceleri uyutmayan, ilaçlara zor yanıt veren bir sinir ağrısına yol açabiliyor. Tıbbi adıyla postherpetik nöralji.
Özellikle 50 yaş sonrasında risk hızla artıyor. CDC verilerine göre her üç kişiden biri hayatının bir döneminde zona geçiriyor. Yaş ilerledikçe hem hastalık hem de kalıcı ağrı riski belirgin şekilde yükseliyor.
“Geçiririm, tedavi olur biter” demek ne kadar doğru?
Evet, zona tedavisi var. Antiviral ilaçlar erken başlanırsa süreci kısaltabiliyor. Ama önemli bir gerçek var:
Tedavi, kalıcı ağrıyı her zaman engelleyemiyor.
Asıl fark burada ortaya çıkıyor. Tedavi hastalığı yönetir; aşı ise hastalığı ve özellikle o inatçı ağrıyı büyük ölçüde önler. İşte CDC ve ACIP’nin (ABD Aşılama Danışma Kurulu) yıllardır vurguladığı temel nokta bu.
Peki bu aşıyı kimler mutlaka yaptırmalı?
CDC’nin önerileri oldukça net:
- 50 yaş ve üzerindeki herkes
- 19 yaş üzeri bağışıklığı baskılanmış bireyler
(kanser tedavisi alanlar, organ nakli yapılanlar, uzun süreli kortizon kullananlar, bazı romatolojik ve hematolojik hastalar)
Bu gruplarda aşı, zona riskini ve özellikle kalıcı sinir ağrısını %90’ın üzerinde azaltıyor. Bu oran, erişkin aşıları arasında oldukça yüksek bir etkinlik.
Önemli bir detay:
“Ben zaten zona geçirdim” demek, aşıya gerek olmadığı anlamına gelmiyor. Zona tekrar edebiliyor ve aşı bu riski de azaltıyor.
Gelelim en can alıcı meseleye: Fiyat ve geri ödeme
Evet, zona aşısı pahalı; her bir dozu 7 bin TL civarı. İki doz ve toplam maliyet birçok kişi için ciddi bir yük. Ve evet, şu an rutin geri ödeme kapsamında değil.
Ama burada şu ayrımı yapmak gerekiyor:
Bir aşının geri ödemede olmaması, etkisiz ya da gereksiz olduğu anlamına gelmez.
Devletler geri ödeme kararlarını sadece tıbbi etkinliğe göre değil;
- toplumdaki yaygınlık,
- bütçe etkisi,
- öncelikli halk sağlığı tehditleri
gibi çok sayıda parametreyle verir.
Zona öldürücü bir salgın hastalık değildir; bu nedenle çocukluk çağı aşıları gibi zorunlu ve ücretsiz programlarda yer almaz. Ancak bu, bireysel düzeyde çok ciddi sonuçlar doğuramayacağı anlamına da gelmez.
O zaman kime öncelik tanımalıyız?
Eğer “Herkes mi yaptırsın, yoksa seçici mi olalım?” diye soruyorsak, tıbbi yanıt şudur:
- 50 yaş üzerindeyseniz,
- Bağışıklık sisteminiz zayıfsa,
- Kronik hastalığınız varsa,
- Uzun süreli ilaçlar kullanıyorsanız,
bu aşı sizin için “lüks” değil, önceliktir.
Genç, sağlıklı ve risk faktörü olmayan bireylerde karar daha esnek olabilir. Ama risk gruplarında “yaptırmasam da olur” demek, ileride çok daha ağır bir bedel ödemek anlamına gelebilir.
Son söz
Her geçen gün yeni bir aşı hayatımıza giriyor, evet. Ama her aşı aynı kefeye konamaz. Zona aşısı, sessizce bekleyen bir virüsün hayat kalitesini yerle bir etmesini önlemeye yönelik bir aşı.
Devlet neden ödemiyor sorusu sorulmalı, tartışılmalı. Ama bireysel düzeyde şu soruyu da sormak gerekiyor:
“Aylarca sürebilecek bir sinir ağrısını yaşamamak için bugün ne yapabilirim?”
Bilim bu soruya net bir yanıt veriyor:
Risk grubundaysanız, zona aşısı gerçekten gereklidir.