Düzenlemenin yalnızca ücret ve özlük haklarıyla sınırlı kalmayacağı, özellikle son dönemde belediyelerde yaşanan işçi çıkışlarının önüne geçecek bir güvence modeli olarak da ele alındığı belirtiliyor.
Kulislerde öne çıkan formüle göre belediye şirket işçilerinin 4D sürekli işçi kadrosuna alınması, işten çıkarma süreçlerini de yeniden şekillendirebilir. Bu kapsamda düzenlemenin belirli bir tarihten itibaren geriye dönük işletilmesi seçeneği de masada. Böylece özellikle yönetim değişikliği sonrası işten çıkarılan ya da çıkarılma riski bulunan işçiler için yeni bir koruma mekanizması oluşturulması hedefleniyor.
Ankara’da konuşulan başlıklardan biri de muhalefet belediyelerinde yaşandığı öne sürülen yoğun işçi çıkışları. İktidar kanadında, belediye şirket işçilerinin mevcut yapıda yeterli iş güvencesine sahip olmadığı ve bu nedenle merkezi bir düzenlemeye ihtiyaç bulunduğu değerlendiriliyor.
Mevcut durumda belediye şirketlerinde çalışan işçiler, kamu hizmeti yürütmelerine rağmen doğrudan 4D sürekli işçi statüsünde sayılmıyor. Bu durum; ilave tediye, tayin, ücret dengesi, toplu sözleşme, iş güvencesi ve görev tanımı gibi alanlarda uzun süredir tartışma konusu.
Düzenlemenin hayata geçmesi halinde belediye şirket işçileri için “gerçek kadro” olarak tanımlanan 4D statüsünün önü açılabilir. Ancak kapsam, tarih ve geriye dönük uygulamanın sınırları henüz netleşmiş değil.
Meclis’te taşeron işçilerin ve belediye çalışanlarının sürekli işçi kadrosuna alınmasına yönelik tekliflerin komisyon aşamasında bulunması, konunun yasama zemininde de gündemde olduğunu gösteriyor. Ankara kulislerinde beklenti, teknik çalışmanın tamamlanmasının ardından dosyanın torba yasa ya da müstakil bir düzenleme olarak Meclis’e taşınması yönünde.
Belediye işçilerinin gözü şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gelecek açıklamada ve Meclis takviminde.