BİLİM

Bağırsak Mikrobiyotası ile Kalp Ritmi Arasında Dikkat Çeken Bağlantı

Yeni bilimsel çalışmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki dengenin atriyal fibrilasyon gibi yaygın kalp ritim bozukluklarıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın yalnızca sindirimi değil, kalp sağlığını da etkileyebileceği yönündeki bilimsel bulgular giderek artıyor. Son yıllarda yayımlanan araştırmalar, bağırsak mikrobiyotası ile atriyal fibrilasyon (AF) arasında anlamlı ilişkiler olabileceğine işaret ediyor.

Bilim insanları, atriyal fibrilasyon tanısı olan bireylerde bağırsak bakteri çeşitliliğinin azaldığını ve bazı yararlı bakteri gruplarının daha düşük seviyelerde bulunduğunu tespit etti. Özellikle iltihabı baskılayan ve kısa zincirli yağ asitleri üreten bakterilerin, kalp ritminin düzenlenmesinde dolaylı rol oynayabileceği düşünülüyor.

Araştırmalara göre bağırsak–beyin–kalp ekseni üzerinden ilerleyen bu etkileşimde, mikrobiyotanın bağışıklık sistemi ve inflamasyon mekanizmalarını etkilemesi öne çıkıyor. Kronik inflamasyonun ise atriyal fibrilasyon gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğu biliniyor.

Uzmanlar, bu bulguların neden–sonuç ilişkisi kurmak için yeterli olmadığını özellikle vurguluyor. Mevcut veriler, bağırsak sağlığı ile kalp ritmi arasında bir ilişki olduğunu gösterse de, belirli bir bakterinin atriyal fibrilasyonu önlediğini kanıtlayan klinik düzeyde güçlü çalışmalar henüz bulunmuyor.

Bilim insanları, ilerleyen dönemde yapılacak geniş kapsamlı insan çalışmalarının, beslenme alışkanlıkları ve mikrobiyota dengesinin kalp ritim bozuklukları üzerindeki olası etkilerini daha net ortaya koyabileceğini ifade ediyor. Şimdilik eldeki veriler, kalp sağlığının yalnızca kalple sınırlı olmadığını, bağırsak sağlığının da bütüncül yaklaşımın önemli bir parçası olabileceğini gösteriyor.