Artık biz biliyoruz ki, ateşli havale çocukluk çağının en masum nörolojik hastalıklarından birisidir. Epilepsi dediğimizde tetikleyici herhangi bir sebep olmaksızın yirmi dört saat ara ile iki defa nöbet olması şartı aranırken ateşli havalede adından da anlaşıldığı üzere ateşin tetiklediği nöbet olduğu için epilepsi sınıfına dahil edilmez.
Tanı kriterleri uluslar arası epilepsi ile savaş derneği (International League Against Epilepsy) tarafından oluşturulmuş olup, ateşli havale döneminde; bir ayın üzerinde takvim yaşının olması, menenjit ansefalit gibi santral sinir sistemi enfeksiyon bulgusunun olmaması, kan tahlilinde elektrolit bozukluğu olmaması ve öncesinde ateşsiz havale geçirmemiş olması tanı için gereklidir. Ateş için eşik değer 38,3 0C olarak kabul edilmekte olup, havale anında ateş yüksekliği olmayabilir. Araştırmalar sonucunda, çocukların sadece %21'inin nöbeti ateşin başlamasından önce veya ateşin başlamasından sonraki 1 saat içinde geçirdiğini, %57'sinin ateşin başlamasından 1 ila 24 saat sonra nöbet geçirdiğini ve %22'sinin ise ateşin başlamasından 24 saatten daha sonra ateşli nöbet geçirdiğini ortaya konmuştur.
Ateşli havale basit ve komplike olarak iki formu vardır. Komplike olmuş olan nöbet tanımı; süresi 10-15 dakikayı geçen generalize nöbet (bilincin kaybolduğu kol bacak veya yüzde olan atımların olduğu nöbet şekli) veya fokal özellikte (bilincin açık olduğu genellikle vücudun bir gölgesinde olan seğirme, atım veya duyusal his kusuru ile olan nöbet çeşidi) olan nöbet veya enfeksiyon süresince birden fazla nöbet şeklinde yapılmaktadır. Kısa süren, generalize tipte olan ve enfeksiyon döneminde bir defa olan havale ise basit ateşli havale olarak isimlendirilmektedir. Nörogelişimsel geriliği olan hastalarda komplike ateşli havaleye olması halinde bu hastaların epilepsi tanısı alma ihtimali artabilmektedir. Ateşli havale sonrasında 3-4 saat süren uyku halinin olması normal olmakla birlikte uzamış uyku halinde hastaların ayrıntılı tetkik edilmesi gerekmektedir.
Hastalık en fazla 18-24 ay arası çocuklarda görülmekte olup, hastalığın ortaya çıktığı toplumlara göre sıklığı değişebilmektedir. Hastalığın batı avrupadaki sıklığı %2-4 iken, bu oran Japonya’da %9-10’lara kadar çıkabilmektedir. Birinci veya ikinci dereceden bir akrabada ateşli havale öyküsünün olması, 30 günden fazla yenidoğan yoğun bakım ünitesinde kalmış olmak, nörogelişimsel geriliğin olması ve bakım evinde kalmak ateşli havale görülme riskini artırabilmektedir. Otuz dakika üzerinde olan nöbetler uzamış ateşli havale veya febril status epileptikus olarak tanımlanmaktadır. Bu hastaların uzun süre hastanede yatabilmekte ve ileri tetkiklerin yapılması gerekebilmektedir.
Hastaların çoğunluğunun nörolojik gelişimi normal olup, hastalığın sebebinin ne olduğu tam olarak aydınlatılamamıştır. Hastalığın tanısı öykü ve fizik muayene ile konulmaktadır. Günümüz teknolojilerinden faydalanmak, atak anında kısa sürelide olsa video kaydı almak hekimler için tanıyı koymada çok faydalı olabilmektedir. Ancak atak anında ebeveynlerin korku ve telaşından dolayı genellikle video kaydı alınmayabilmektedir. Elektroensefalografi (EEG) ve beyin manyetik rezonans görüntüleme (MRG) tetkikleri çoğu hasta için gerekli değildir. Beş, altı yaşın üzerinde ateşli havalesi olanlarda, kompleks ateşli havalelerde, uzamış nöbetlerde ve nörolojik gelişim geriliği olanlarda epilepsi riskini tayin edebilmek için EEG yapılması gerekebilmektedir. EEG sonucunda anormallik olması halinde, hekim epilepsi için bir tahminde bulunabilir.
Ateşli havale sonrasında ölüm oranları yok denecek kadar az olmakla birlikte, gerek basit gerekse de kompleks ateşli havalelerden sonra hastalarda fiziksel ve/veya zihinsel engel görülmemektedir. Ateşli havale geçiren hastaların 1/3’ünde tekrarlayan ateşli havale olabilmektedir. Olguların %10’unda ise 3 veya daha fazla ateşli havale olabilmektedir. Onsekiz ayın altında ilk nöbetini yaşayanlarda ve ailede ateşli havale hikayesi olan hastalarda tekrarlayan ateşli havale ihtimali artabilmektedir. Ateşli havale sonrasında hastaların %2-10’unda epilepsi gelişebilmektedir. Basit ateşli havaleler sonrasında epilepsi gelişmemekle birlikte; nörogelişimsel geriliği olanlarda, kompleks ateşli havale geçirenlerde ve yakın akrabalarda epilepsi tanısı olan bireylerin bulunması ateşli havale geçiren bireylerde epilepsi gelişimi riskini artırabilmektedir.
Tedavide genellikle semptomatik ilaçlar kullanılmaktadır. Profilaktik olarak anti nöbet ilaç kullanımı tavsiye edilmemektedir. Ateşli havalelerde gördüğümüz gözde kayama, vücutta kasılma, çenede kitlenme, idrar kaçırma ve ağızdan salya gelmesi gibi semptomlar genellikle 5 dakikadan kısadır. Bu esnada hastanın sağ yan tarafına yatırılması ve atağın sonlanması beklenmelidir. Atak 5 dakika içinde sonlanmadığı taktirde hastane şartlarında ise intravenöz, ağız içine veya burun içine midazolam uygulanması yapılmalıdır, ev şartlarında ise rektal diazepam uygulaması yapılmalıdır. Beş dakikadan kısa süren ataklarda midazolam veya diazepam uygulaması yapılmamalıdır. Bu uygulamaların haricinde başka bir uygulama tavsiye edilmemektedir. Müdahale edilen ve nöbeti duran hastaların uzman hekim değerlendirmesinden geçmelidir. Atak öncesinde ateşin düşürülmesi ateşli havale gelişimini engellememektedir.
Sonuçta, ateşli havale çocukluk çağının en çok acil servis başvuru sebeplerinden olup, ebeveynlerin iyi bilgilendirilmesi ebeveyn stersini azaltmakta ve ebeveynlerin farklı tedavi alternatifleri arayışını engelleyebilir. Ateşli nöbetin çocuklarda gerek fiziksel gerekse de zihinsel engel oluşturmadığı ebeveynlere anlatılmalıdır.
KAYNAKÇA:
1.Chamberlain JM, Okada P, Holsti M, Mahajan P, Brown KM, Vance C, et al. Lorazepam vs diazepam for pediatric status epilepticus: a randomized clinical trial. Jama. 2014;311(16):1652–60.
2.Silbergleit R, Lowenstein D, Durkalski V, Conwit R. Lessons from the RAMPART study--and which is the best route of administration of benzodiazepines in status epilepticus. Epilepsia. 2013;54 Suppl 6(0 6):74–7.
3.Berg AT, Shinnar S, Hauser WA, Alemany M, Shapiro ED, Salomon ME, et al. A prospective study of recurrent febrile seizures. N Engl J Med. 1992;327(16):1122–7.
4.Berg AT, Shinnar S, Darefsky AS, Holford TR, Shapiro ED, Salomon ME, et al. Predictors of recurrent febrile seizures. A prospective cohort study. Arch Pediatr Adolesc Med. 1997;151(4):371–8.
5.Neurodiagnostic evaluation of the child with a simple febrile seizure. Pediatrics. 2011;127(2):389–94.
6.Hesdorffer DC, Benn EK, Bagiella E, Nordli D, Pellock J, Hinton V, et al. Distribution of febrile seizure duration and associations with development. Ann Neurol. 2011;70(1):93–100.
7.Frank LM, Shinnar S, Hesdorffer DC, Shinnar RC, Pellock JM, Gallentine W, et al. Cerebrospinal fluid findings in children with fever-associated status epilepticus: results of the consequences of prolonged febrile seizures (FEBSTAT) study. J Pediatr. 2012;161(6):1169–71.
8.Shinnar RC, Shinnar S, Hesdorffer DC, O'Hara K, Conklin T, Cornett KM, et al. Parental stress, pediatric quality of life, and behavior at baseline and one-year follow-up: Results from the FEBSTAT study. Epilepsy Behav. 2017;69:95–9.
9.Seinfeld S, Shinnar S, Sun S, Hesdorffer DC, Deng X, Shinnar RC, et al. Emergency management of febrile status epilepticus: results of the FEBSTAT study. Epilepsia. 2014;55(3):388–95.
10.Lewis DV, Shinnar S, Hesdorffer DC, Bagiella E, Bello JA, Chan S, et al. Hippocampal sclerosis after febrile status epilepticus: the FEBSTAT study. Ann Neurol. 2014;75(2):178–85.
11.Hesdorffer DC, Shinnar S, Lax DN, Pellock JM, Nordli DR, Jr., Seinfeld S, et al. Risk factors for subsequent febrile seizures in the FEBSTAT study. Epilepsia. 2016;57(7):1042–7.
12.Weiss EF, Masur D, Shinnar S, Hesdorffer DC, Hinton VJ, Bonner M, et al. Cognitive functioning one month and one year following febrile status epilepticus. Epilepsy Behav. 2016;64(Pt A):283–8.