Aşık kırığı mı yoksa hırsız kırığı mı?

Benzetme (teşbih) anlatımı güçlendirmek için iki farklı varlık arasında benzerlik kurma sanatıdır. Benzetme, çoğu zaman "gibi" veya "kadar" gibi bir benzetme edatıyla, iki ögenin birbirine doğrudan bağlanması anlamına gelir.

Örneğin, “Saçları güneş ışıkları gibi omuzlarına düşüyordu.” cümlesi bir benzetmedir.

Tıp dilinde de tıpkı Türk dilinde olduğu gibi benzetme terimler vardır. Bunun onlarca örneği verilebilir.

Uzun süre kortizon kullananlarda yüzün yuvarlak bir şekil alması “aydede yüzü” benzetmesi ile ifade edilir.

Benzetme terimler öğrenmeyi ve akılda kalmayı kolaylaştırdığı için sıklıkla kullanılır.

“Aşık kırığı” benzetme terimi radyolojide sıklıkla kullanılır. Eskiden Batı’da sevgilisini pencereden görmek için merdivene çıkar ve merdivenden düştüklerinde ayaktaki kalkeneus kemiğini kırarlarmış. O nedenle bu kırığa “lover’s fracture-aşık kırığı” benzetmesi yapılmış.

Siirt Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Taş’a bu benzetmeyi anlatınca o da bana şu şekilde cevap verdi: “Hocam, kalkeneus kırığına bizim Dicle Tıp Acilinde ‘hırsız kırığı’ diyoruz. Özellikle gece yirmi üçten sonra gelen vakalarda bu durum yüzde yüze yakın doğrudur.”

Aynı örneğin (kalkeneus kemiği kırığı) farklı kültürlerde farklı şekilde benzetmelerinin yapılması tıptaki benzetme terimlerin ne kadar zengin olduğunu göstermektedir.

Sadece sorun şudur: Bizde benzetilen “hırsız kırığı” tıp literatürüne geçmemiş ama “aşık kırığı” benzetmesi tıp literatürüne geçmiştir.

Türk tıbbında kullanılan ama literatüre geçmemiş benzetmelerin yayınlanması önemli bir görevdir. Bu şekilde bizlerin de tıbba farklı bir katkısı olacaktır.